İlk defa 10 yıl önce 1997 yılında, Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün İşletme Yüksek Lisans (MBA) proğramında iki yeni seçmeli ders verdim:
- “American Government” (Amerikan Devleti)
- “Future Management” (Gelecek Yönetimi)
“American Government” dersi bir Türk Üniversitesi’nde ilk kez veriliyordu, “Future Management” dersi ise tam anlamıyla dünya çapında bir “ilk”ti.
Amerikan Devleti’ni ve 20. Yüzyıl ve sonrasındaki politika ve uygulamalarını konu alan “American Government” dersini neden vermiştim?
Bence devlet bir işletmeydi hem de devasa bir işletme. Amerikan Devleti de devlerin devi bir işletmeydi, en yakın işletmeden her açıdan en az 10 kat büyük bir işletme.
Bizler MBA’de öğrencilere dünyanın başarılı işletmelerinden örnekler veriyor, vakalar işliyorduk. Ancak nasıl bankaların bankası bir merkez bankası varsa, işletmelerin işletmesi olan da bir merkez işletme vardı ve bu da devletti. Normalde MBA derslerinde, devlet konusunda en ufak bir başarı öyküsü veya vaka çalışması ele alınmıyordu. Halbuki Amerikan Devleti her sektör için hayati öneme haiz kararlar alabilen ve dünya çapında etkili olabilen tek mega işletmeydi.
Her işletme programı mutlaka Amerikan Devleti’ni ele alıp, nasıl işlediğini, nasıl çalıştığını, politika ve uygulamalarını ve zaman içinde nasıl değiştiğini incelemeli diye düşündüm ve İngiliz, Alman, Rus ve Japon devlet yapısı ve uygulamalarıyla kaşılaştırmalı olan bu dersi tam 10 yıl önce yüksek lisans programına koydurttum ve ilk American Government dersini 1997 yılında verdim. Geçen yıllar içinde de yüzden fazla öğrenciye (TSK mensubu subay öğrenciler dahil) bu dersi verdim. Onlarla bir mega işletme olan Amerikan Devleti’ni ele aldık ve 20nci yüzyıl politikalarını ve uygulamalarını mukayeseli olarak diğer modern devlet yapılarıyla, vaka çalışmalı olarak inceledik.
İkinci dersim ise “Future Management” idi.
Bu derste de savım şuydu. İnsanoğlu gerçekten bir konuyu yönetmesi gerekse bu ne olurdu diye yola çıktım. Cevap çok basitti. Bu olsa olsa ancak ve ancak kendi “ortak geleceği” olabilirdi. İşte bu ortak “gelecek yönetimi” mesajını vermek için ‘geleceği’ de aynı bir işletme gibi ele alıp yönetim hedeflerinin ve politikalarının nasıl kurgulandığını ve uygulandığını işleyen bu dersi oluşturdum ve verdim. Otuza yakın öğrenci ile birlikte keyifle bir sömestr boyunca bu dersi işledik. Daha sonra da muhtelif yönetim dersleri içinde bu dersin kilit ögelerini içeren konuları ele alıp işledim.
Bu dersler yanısıra yine aynı işletme yüksek lisans programında geçtiğimiz 10 yıl içinde finanstan işletmeye, ekonomiden teknolojiye, lojistikten iletişime, stratejik planlamadan müzakere tekniklerine otuzdan fazla bilim dalında ders verdim. Derslerimin çoğunda kendimi aynen bir ‘çamaşırcı’ olarak gördüm ve gencecik beyinlere yuvalanmış bilgi çöplüklerini temizleyip, her türlü bilgi kirlenmesini yıkayıp arındırmaya çalıştım. Amacım onları geleceğe hazırlamak ve ufuklarında yepyeni kapılar açmaktı. Sanırım bir ölçüde başarılı oldum.
2002 yılında verdiğim finans dersinde beş yıl sonrasının yani bugünün kurlarını ve enflasyonunu tahmin ettiğim gibi yine aynı yıl içinde verdiğim çeşitli konferans ve konuşmalarda da bu tahminlerimi yinelemiştim. Gerek mesleki bilgi ve becerilerime ve gerekse de analitik ve stratejik kafa yapıma yatırım, finans, iletişim, işletme ve eğitim çevrelerinde bir çok üst düzey yönetici ve profesyonel tanıktır.